8 Ocak 2021 Cuma

Horus'un gözü

 

Horus'un gözü

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Gezinti kısmına atlaArama kısmına atla
Horus'un gözünün oranlı glifleri

Horus'un gözü, Antik Mısır tasvirlerinde ilâh Horus’un “Ay gözü” de denilen sol gözüne verilen addır.

Açıklamalar[değiştir | kaynağı değiştir]

Horus’un gözünün Antik Mısır geleneğinde başlıca iki anlamda kullanıldığı belirtilir:

  • Horus’un gözü, manevi anlamıyla, vicdanın gözünden hiçbir şeyin kaçmayacağını, insanın iç âlemindeki her niyetini ve yaşamdaki her davranışını gözden kaçırmayan bu merhametsiz yargıcın keskin bakışını sembolize eder. Bu vicdanın 24 saat kapanmadan açık kalan gözüdür. Bu yüzden Güneş ve Ay, Horus’un gözleri olarak ifade edilir. Çünkü Güneş ve Ay’ın her ikisi nöbetleşe, gece ve gündüz insanın üzerinden eksik olmaz, Horus’un 24 saat açık kalan gözleri gibi. (Bu nedenle Horus'un gözü güneşle temsil edilen Ra'nın gözü olarak da ifade edilir.) Bu, vicdanın karşıtı olan nefsaniyetin hiç işine gelmez; nefsaniyeti ve kötülüğü temsil eden Seth de bu yüzden bu gözü çıkarmaya çalışmıştır. Antik Mısır mitolojisine göre, Horus sonunda bu gözünü babası Osiris’e vermiş ya da Osiris’in kullanımına bırakmıştır.
  • Horus’un gözü, biçimsel anlamıyla, Tanrı’nın "bir"liğini (tekliğini) matematiksel olarak gösteren bir semboldür. Bu anlam şöyle açıklanır: Bir bütün ikiye bölündüğünde 1/2 elde edilir. Bu da ikiye bölündüğü takdirde 1/4 elde edilir. İşleme bu şekilde hep ikiye bölme ile devam edilirse sırasıyla, 1/8, 1/16, 1/32 ve 1/64 elde edilir. Bunların tümü toplandığında ise 63/64 bulunur. Buradan şu sonuç çıkar: Bir bütün, sürekli olarak ikiye bölünmeye devam edilirse, toplam değerde, sonsuzluk hariç, hiçbir zaman bire, birliğe ulaşılamaz; yalnızca Mutlak (Tanrı) bir’dir. Horus’un gözü “glifler” denilen parçalardan oluşur ki, bu altı parça, sırasıyla, 1/2, 1/4, 1/8, 1/16, 1/32, 1/64’ü ifade eder.
  • Kötülüğü temsil eden Seth, Osiris'i öldürür. Osiris'in oğlu Horus, intikam almak üzere Seth ile savaşır. Seth, bu savaşta Horus'un gözünü parçalar. Bu parçaları Toth bir araya getirirse de eskisi gibi çalışmayacaktır, o bu eksikliği büyü gücü ile tamamlar ve böylece göz eskisi gibi olur. Horus'un gözleri her daim dünyanın üstünde olan ay ve güneşi temsil eder, manevi anlamda vicdanın hiç kapanmayan gözüdür yorumu yapılabilir. Horus'un gözü çeşitli parapsikolojik durumlarda, arınma ve koruyucu tılsım amacıyla da aksesuar olarak kullanılmaktadır.

Mitolojide Horus, Seth, Osiris ve Wedjat[değiştir | kaynağı değiştir]

Mısır'ı yönetmek konusunda hırsları olan Seth, bir gece kardeşi Osiris uyurken gizlice kralın gövdesini ölçtü ve işçilerine, ölçülere uygun tahta bir kutu yapmalarını, bir sanat şaheseri olarak süslemelerini emretti. Daha sonra güzel bir ziyafet düzenledi ve salonun ortasına bu güzel kutuyu getirtti. Ona sahip olmak isteyenin içine girmesi gerektiğini, içine tam uyan kişiye onu armağan edceğini söyledi. Seth'in planladığı gibi davetliler hevesli bir şekilde sıralarının gelmesini bekledi. Sıra Osiris'e geldiğinde, kutuya girdi ve içine uzandı. Tam olarak uymuştu. Osiris tam kutunun içine yerleşmişken suikastçiler kapağı kapattılar ve hiçbir şeyden kuşkulanmayan kralı hapsedecek şekilde kapağı çivilediler. Daha sonra kutuyu Nil'e taşıyıp suya attılar. Akıntı kutuyu, deltanın batısındaki papirüs bataklıklarına kadar sürükledi.

Kocasının öldüğünü duyan tanrıça İsisMısır'da her yerde kutuyu aramaya başladı. Sonunda Biblos yakınlarındaki papirüs bataklıklarına kadar gittiğini öğrendi. Oraya ulaşınca, mühürlü kutuyu aldı ve Mısır'a geri döndü. İsis Osiris'in oğlunu doğurdu zamanı gelince ve ona Horus adını verdi. Günün birinde Horus'un babasının intikamını alacağını umuyordu.

Günlerden bir gün Seth avlanırken tesadüfen İsis'in sakladığı kutuya rastladı. Kutuyu görür görmez tanıdı ve çılgın bir öfkeyle açıp Osiris'in vücudunu on dört parçaya ayırdı. Sonra da Mısır'ı dolaşarak Osiris'in parçalarını her yere dağıttı. Seth'in bu son oyunu üzerine İsis Nil nehri boyunca papirüsten yapılmış bir kayıkla sehayat etti ve Osiris'in gövdesinin parçalarını bulana kadar dolaştı. Nerede bir parça görse onu aldı. Gövdenin on dört parçasını da tamamladığında hemen işe koyuldu. Osiris'in kafasını, bedenini, kollarını ve bacaklarını, kalbini tekrar bir araya getirdi. parçaları balmumu ile birleştirdi, tatlı kokular ve merhemler sürerek büyük keten bir kumaşla mumyaladı ve gömdü.

Osiris bu şekilde gömüldükten sonra, Horus babasını yaşama döndürmek için üzerine düşeni yapmaya hazırdı. Tanrıça İsis'in Osiris'e yeni bir hayat verecek sihirli sözleri söylemesinden sonra ölü tanrı hayata döndü, nefes almaya ve kıpırdamaya başladı. Sonra Horus Wedjat'ı çıkardı, babasının ağzına koydu ve ondan gözü yutmasını istedi. Bunu yapar yapmaz Osiris çok daha güçlü bir hale geldi; konuşma, görme ve yürüme yeteneklerini tekrar kazandı. Ra'nın yardımıyla Horus Öteki Dünya'dan yeryüzündeki tanrıların dünyasına kadar ulaşabilecek uzunlukta bir merdiven yaptı. Hepsi birlikte tanrılara katılabilmek için tırmanmaya başladılar. Osiris tanrıların arasına katıldığında Ra onu tanrıların ve Öteki Dünya'nın kralı yaptı. Horus da babasının yerine Yukarı ve Aşağı Mısır'ın kralı oldu. Böylece Horus da tanrılar arasındaki yerini almış oluyordu.



Eski mısır mitolojisinde yer alan horus’ un gözü efsanesi bin yıllardır anlatılagelen ve artık manevi anlamlar içerdiğine inanılan bir sembol olmuştur.

 

Vijdanın kapanmayan ve her şeyi gören gözü anlamını taşıyan horus’un gözü ya da daha çok bilinen anlamı ile RA (bazı mitolojik anlatılarda RA’nın gözü olarak da yer bulur) matematiksel olarak da Allah’ın birliğini anlatmaktadır.

Zaman içerisinde çeşitli inanç örgütleri tarafından kullanılan ve günümüzde illuminati ile bağdaştırılan göz sembolünün aslında sağ göz (udjat) ve sol göz (wedjat) olarak iki farklı anlam taşıdığı düşünülmektedir. İslam tasavvufu tarafından sağ ve sol göz olarak iki farklı anlamda değerlendirilmekdir. Bu detaylara yazımızda ayrıntılı olarak değineceğiz ancak, öncelikle bazı bakımlardan Habil – Kabil anlatısına da benzeyen Horusun gözü mitine bir göz atmakta fayda var.

Osiris, İsis, Seth ve Horus

Seth ve osiris iki erkek kardeştir.  Osirisin, sethin evlenmek istediği kardeşleri olan İsis’in kendisi ile değil de Osirisle evlenmesi seth’in kıskançlıktan deliye dönmesine sebep olur. İntikam almak ve osirisi ortadan kaldırmak isteyen seth, bir gece kardeşinin uyuduğu sırada vücut ölçülerini alarak bu ölçülere uygun bir tahta kutu yaptırır. Bir ziyafet sırasında bu kutuyu ortaya getirterek kutuya uyan ölçülere sahip kişiye çok mühim bir hediye vereceğini söyleyerek kardeşinin kutunun içerisine girmesini sağlar ve onu kutuya hapsederek kutuyu nil nehrine attırır. Eşinin cesedini arayan isis kutuyu papürüs bataklıklarının civarında bulur ve Tanrı toth’un yardımıyla eşini canlandıran isis kendisinden hamile kalır ve Horusu doğurur.

Bir gün av sırasında kutuyu tesadüfen bulan Seth sinirlenerek kardeşinin cesedini 14 ayrı parçaya ayırır ve her bir parçasını ayrı bir ülkeye gönderir. İsis eşinin parçalarını bulmak amacıyla diyar diyar gezer ve eşinin bir gözü hariç diğer tüm parçalarını toplar. Bunları kremler, mumyalar e ceseti bu hali ile saklamaya karar verir.

Bu sırada büyümüş olan horus babasının intikamını almak amacı ile amcası ile savaşır ve bu savaşta amcasının hayalarını koparır ancak kendisi de savaşta gözlerini kaybeder. Tanrı toth savaşa hakemlik eder ve son verir. Parçalanan gözleri isis birleştirir ancak gözler görmez. Sağ gözü oğluna takar, Tanrı toth ilmi ile göze hayat verir ve böylece sağ göz duvarların ardını, görünmeyen her şeyi ve en uzakları bile görebilecek hale gelir. Horus göremeyen sol gözünü babasına hediye eder ve tüm parçalarının tamamlanmasını sağlar. Tanrı toth, osirisi de canlandırarak ölümlerin, karanlığın ve yokluğun Tanrısı ilan eder. Horus ise yaşamın, güneşin ve hayatın tanrısı olur ve yaşayanlar için sonsuz adaleti sağlayarak insanları korumakla görevlendirilir. Horus bu olaydan sonra Tanrı Ra olarak anılır ve kendisinden sonra gelen bütün tanrıların Ra’nın yansıması olduğuna inanılır.

Efsaneden de anlaşılacağı üzere her iki göz de Horusa ait olmasına rağmen iki farklı anlam içermektedir. Sağ göz (Ra’nın gözü) yaşamı, maneviyatı, adaleti ve inancı temsil ederken, sol göz (horus’un gözü) körlüğü, karanlığı, yokluğu ve ölümü temsil eder.

Matematiksel Anlamda RA’nın gözü

horus'un gözünün matematiksel ifadesi ile ilgili görsel sonucu

Horus’un gözünün matematiksel anlamı ise Tanrı’nın birliğinin bir kanıtını sunmaktadır. Şöyle ki, bir bütünü 2’ye bölerseniz 1/2 elde edersiniz, bu da 2’ye bölündüğünde 1/4 elde edilir. Bu şekilde devam edilerek 2’ye bölme işlemi sonucunda sırasıyla 1/8, 1/16, 1/32 ve 1/64 elde edilir. Bu parçaların hepsi toplandığında sonuç, 63/64 çıkmaktadır. Buradan çıkan sonuç şudur ki, bir bütün sürekli 2’ye bölünürse toplam değerde hiçbir zaman sonsuzluk hariç, birliğe ulaşılamaz; çünkü bir olan sadece Mutlak’tır (Tanrı’dır). Horus’un gözü de yukarıdaki resimde görüldüğü gibi,  “glif” diye isimlendirilen parçalardan oluşur ve bu 6 parça da sırasıyla 1/2, 1/4, 1/8, 1/16 ve 1/32’yi temsil eder.

Şimdi de bu gözdeki şekillerin ne anlama geldiklerine bir bakalım.Gözde yer alan 5 parça (1/8’lik kısım hariç), 5 duyguyu temsil etmektedir. Üstteki 1/8’lik kısım ise düşünceyi temsil eder. Aşağıdaki şekil, gözün hangi kısımlarının hangi duyguyu ifade ettiğini göstermektedir.Horus’un gözünün altında yer alan kıvrım (1/32’lik kısım), insanın tanrı’ya ulaşmasındaki yolu, 1/64’lük, göz yaşı gibi duran şekil ise Tanrı’nın merhametini simgeler

Horus’un gözü, 3. göz olarak da isimlendirilmektedir. Bunun sebebi, bu şeklin, insan beynindeki Thalamus bölgesine benzemesidir.

Antik mısır hiyerogliflerinde resimlerin yandan çizilmesinin nedeni genel olarak eski mısırlıların üç boyut duygusundan yoksun olmalarına bağlanır. Ancak hiyeroglifler dikkatle incelendiğinde, hep sağ profilden çizildiği dikkat çekici bir ayrıntıdır. Bunun nedeni piramitleri inşa edebilen mısır toplumunun üç boyuttan yoksun olmasından ziyade Tanrı Ra’nın olmayan gözünün gösterilmemesidir. Ra’ya saygı ve minnet göstergesi olarak gözünün olduğu taraf yani sağ taraf kullanılıyor. Ancak kötülük, karanlık ve ölüm türü tasvirlerde sol tarafın kullanıldığı görülmektedir.

Horus’un Sol Gözü

horusun sol gözü ile ilgili görsel sonucu

Horusun sol gözü birçok anlamda Ra’nın gözüne benzetilir ancak bu defa her şeyi gören göz ‘’Luciferin gözü’’ olarak adlandırılır. Öyle ki Allah’ın bile göremediğini görmüş ve kulun kimyasını çözmüştür. Matematiksel olarak yine ilahi nizamı destekler ancak 63/64 dengesini Allah’ın birliği olarak değil, var olan sistemde Allah inancının kuldan sökülüp alınabileceğini, kulun bu donanıma sahip olamayacağını, yaradılışı gereği yaratıcısını içinde taşımadığını savunur. İnsan ilahi kudretten ve idrakten yoksundur ve bu yüzden her daim kandırılabilir, kötü olana yönlendirilebilir.

Deccalin sağ gözü kördür. İnançtan ve maneviyattan yoksundur. İlahi kudreti göremez ve idrak edemez. Vicdan dan yoksundur. Kötüye ve karanlık  olana meyillidir.

Horus’un Gözü, Nazar Boncukları ve Tılsımlar

Horus’un gözü, Antik Mısır’da şifa kaynağı olarak kullanılmıştır, bunun sebebi gözlerden çıkan enerjinin çok güçlü olduğuna inanılmasıdır. Bizim kültürümüzdeki nazar boncuğunun da Horus’un gözünün bir versiyonu olduğu yönünde tartışmalar bulunmaktadır. Yanlış okumadınız! Nazar boncuğunun kökeni Mısırdan gelmektedir. Eski bir Anadolu inancının camdaki yansımaları İnsanlık tarihi boyunca, her kültürde ve dinsel inançta, göz figürü kötülükleri savan güçlü bir tılsım olarak kabul edilmiştir… Bu figüre, Musevi, Hıristiyan ve İslam kültürlerinin yanı sıra, Budist ve Hindu toplumlarda da rastlıyoruz. Bu ortak gelenek Anadolu’nun 3000 yıl öncesine dayanan cam sanatında yeni bir kimlik kazanır. Nazar boncuğu…

 

İnsanlar, kötülüklerden korumak istedikleri her şeye nazar boncuğu iliştire gelmiştir. Yeni doğmuş bebeklerden, bindikleri ata, hatta, evlerinin kapılarına bile… Nazar boncuğu geleneği Anadolu’da hâlâ yaşamaktadır.

hamsas tılsımı ile ilgili görsel sonucu

Eski kültürlerde yaygın olarak rastlanan ve bizim ‘Fatma Ana’mızın Eli’ olarak bildiğimiz hamsas adlı tılsımın rengi genellikle mavidir. Bu, beş parmağın ve avuç içinin belirgin bir şekilde görüldüğü, ortasında bir göz işareti bulunan bir tür el ikonudur. Bazı kültürlerde mavi nazar boncuklarına ek olarak, hamsas tılsımları da pencere ya da kapıların kenarlarına koruma amacıyla asılır.
Tılsım Anadolu’ya geldiğinde bazı değişimlere uğramıştır. Bugün Anadolu’da her yerde görebileceğimiz nazar boncuğu Horus’un gözü kökenlidir. Horus’un gözü, bir çok toplumda yaygın bir inanışı ifade eden nazar ve göz değmesine karşı koruyucu olacağına inanılan nazar boncuklarına da esin kaynağı olmuştur.

Bazı yerlerde mitin anlatımında horus mavi gözlü olarak tasvir edilir. Ancak mavi gözün, Horusun hangi gözü olduğu konusunda bir bilgi bulunmamaktadır. Mısır tabletlerinden yola çıkarak hareket edersek, şahin kafası olarak resmedilen Ra sembolünün mavi gözlü olmasını beklemek ne kadar doğru olur bilemiyoruz. Bunun yanı sıra göz kıvrımı, kaşlar ve çizgilerin çıkarılması durumunda hangi göz olduğunu  betimlemenin zor olması ve  ayrıntıları çıkarılmış hali ile göz sembolünün genelde illuminati ile birlikte anılıyor olmasının da altını çizelim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

vefk-örnekleri-111

  vefk-örnekleri-111 vefk-örnekleri-111 by Charion Charion