18 Aralık 2020 Cuma

Erzurumlu İbrahim Hakkı 18 Mayıs 1703 tarihinde Hasankale de dünyaya gelmiştir.

 İnsanların hayatında bazı yerler vardır ki onlar için hep önemlidir. Hayatlarında önemli izler taşırlar. İnsanları oraya bağlayan bazen bildiği bazen de bilmediği sebepler vardır. Benim için de Erzurum böyle bir yerdir. Bir düşünüyorum Osmaniye nere Erzurum nere. Ömrü hayatımda hiç görmediğim o zamana kadar ki hayat akışımda öyle ya da böyle olmayan bir yeri hangi akıl ve mantıkla üniversiteyi okumak için seçmiştim. O gün için cevabını bilmiyordum. Ama bugün için biliyorum en azından bildiğimi düşünüyorum. Her şeyin bir vakti vardır. Vakti gelmeden ağaç çiçek açmaz, meyve vermez. Vaktin sahibi ise yüce Allah(cc) tır. Neyin, ne zaman olacağını bilen yüce Allah(cc), vakti geldiğinde açmamız için bizleri oraya çağırdı. Çok şükür iyi ki üniversiteyi okumak için Erzurum u seçmişim. Erzurum beni ben yapan şehir. En güzel sohbetleri sende ettik sıcacık odalarda, limon kokulu çayların buğusunda, memleket üzerine. Allah rızası için menfaatsiz ve karşılıksız dostluklar sende kuruldu. Sende atılan dostluklar hiç unutulmadı. Onlar ki birer vesileydi benim için Hakk a açılan gönül penceremde. Zavallı gönlüm, biçare gönlüm seninle açıldı nurlu yola. El aldım Allah dostlarından, diz çöktüm önlerinde edeple. Sen olmasaydın ben herhalde eksik kalırdım. Seni tanımasaydım, insanını tanımasaydım, başka başka şehirlerden gelip senin sıcacık kucağına sığınan güzel insanları tanımasaydım, bilmem ne yapardım? Nasıl bir insan olurdum? O buz tutan soğuk havalarda yapılan sımsıcak sohbetlerde ruhumu ilmek ilmek işleyen güzel insanlar sizlerden Allah razı olsun. Şehirlere manevi hava yükleyen Allah dostları vardır. En kutsal şehir Mekke dir mesela. Çünkü orası peygamberler diyarı Allah ın evi Kâbe nin yurdudur. Medine iki cihan güneşine kol kanat germiş ve kıyamete kadar da koynunda saklayacak olan güzel şehir. Kudüs Peygamberimiz (sav) in göğe yükseldiği mübarek şehir. 

Müslümanların ilk kıblesi Mescidi i Aksa nın diyarı. Bu kutsal mekânların dışında daha nice nice güzel şehirler, beldeler vardır. Allah dostlarına ev sahipliği yapan güzel beldeler. Bir İstanbul mesela. Televizyonda her görüşümde iç çektiğim güzel şehir. Sende bağrında nice güzel insanları barındırıyorsun. Erzurum u da özel yapan şey güzel insanlar diyarı olmasıdır. 

Nene Hatunlar, Abdurrahman Gazi lerdir. Abdurrahman Gazi ki bir rivayete göre savaşta kopan kendi kafasını eline alıp Palandöken dağına tırmanırken efradındakilerin görmesi üzerine olduğu yere yığılıp kalmıştır. 

Bir rivayete göre de Peygamber Efendimiz(sav) in sancaktarıdır O. Yine Erzurum ile özdeşlemiş bir âlim var ki Mevlana Konya için neyse Erzurum içinde o öyledir. Bu mübarek insan Mevla m neyler, neylerse güzel eyler mısralarının sahibi Erzurumlu İbrahim Hakkı Efendi dir. O adeta Erzurum ile özdeşleşmiştir. 

Erzurumlu İbrahim Hakkı 18 Mayıs 1703 tarihinde Hasankale de dünyaya gelmiştir. Babası Derviş Osman Efendi, annesi Şerife Hanife Hanım dır. Kendisi bu doğum tarihini şöyle ifade etmektedir: Hicretin tarihi bin yüz on beş oldu ol bahar; Kal ayı Ahsan da İbrahim Hakkı doğdu zar. Babası Tillo ya (Aydınlar) gidip orada Şeyh Aziz e bağlanmıştır. Dokuz yaşındayken İbrahim Hakkı da babasının yanına, Tillo ya gitmiş, ancak 1720 de babasının ölümü ile Erzurum a, amcasının yanına dönmüştür. Orada tahsiline devam ettikten sonra, İbrahim Hakkı, 1728 de tekrar Şeyh in yanına gelmiş ve Şeyhi İsmail Fakirullah ölene kadar da orada kalmıştır. 2 / 6

Erzurumlu İbrahim Hakkı yaklaşık 33 yaşındayken, Firdevs hanımla evlenmiştir ve 1738 de Hacca gitmiştir de İstanbul a giden İbrahim Hakkı orada, Sultan I. Mahmut un (1730- i745) Saray Kütüphanesinde çalışmıştır. Daha sonra onun müderrislik yapması uygun görülüp, Erzurum da Abdurrahman Gazi Zaviye darlığı verilmiştir de İbrahim Hakkı ikinci kez İstanbul a gitmiştir ve 1757 de Hasankale ye dönmüştür. İbrahim Hakkı orada meşhur ansiklopedik eseri Maarifetname yi kaleme almıştır. Orada Abdurrahman Dede Tekkesi Zaviyedarlığına getirilen âlimimiz, 1763 de tekrar Tillo ya dönmüş; orada eski hocası İsmail Fakirullah ın torunu Fatma Azize ile evlenmiştir. İbrahim Hakkı 1798 de hastalanarak vefat etti. İbrahim Hakkı nın en önemli eseri Marifatname dir. Bu eser Müslümanların mutlaka okumaları geren baş eserdir. Eser; astronomi, matematik, biyoloji, tıp, jeoloji, coğrafya gibi müspet ilimlere değinirken; felsefe, metafizik, ahlak, tasavvuf, psikoloji, sosyoloji ilimlerini sistematik bir biçimde ele alır. Eserin yazılmasının esas amacı; evrenin, eşyanın ve olayların gerçek yönünü kavratmak buradan yola çıkarak Allah ı tanıtmaktır. Akla ve ruha hitap eden eser bugün dahi geçerliliğini devam ettiren pratik bilgileri ve nasihatleri kendisinde barındırmaktadır. İbrahim Hakkı Efendi, bu eserinde ana babanın çocuklarına karşı davranışları, çocukların ana ve babalarına karşı davranışları, erkeğin karısına karşı davranışı, kadının erkeğine karşı davranışı, akrabanın akrabaya karşı davranışı, komşuluğa ait, arkadaş seçimine ait, halk ile düşüp kalkmağa dair, cahillerle düşüp kalkmağa dair, âlimlerin halk ile ilişkilerine dair, kulun Mevla sı ile huzuruna ve dostluğuna ait kurallar gibi günlük hayatta kullanabileceğimiz pratik bilgiler sunmaktadır. 3 / 6

Hele cinsellikle ilgili tespitlerine ve nasihatlerine gelince her Müslümanın mutlaka okuması gerekmektedir. Edep dairesi içerisinde, kelimeler özenle seçilerek çok güzel bilgiler sunmaktadır. Tamamını burada sıralayamayız ama birkaç tanesini şöyle sıralayabiliriz; Cima esnasında öpüşme ve konuşma olmayacak. Çünkü bunlar, çocuğun sağır ve dilsiz olmasına sebep olabilir. Erkeğin suyu indikten sonra kadınınki de ininceye kadar karnı üzerinde durmak lazımdır ki kadın ikinci cimaya kadar tıkanıp tembel kalmasın. Yani erkek cimada horoz gibi davranmasın, birleşme bir anlık olmasın ve erkek kendisi kadar eşinin de cimadan lezzet duymasını sağlayacak şekilde hareket etsin. Öğleden sonra yapılan çocuk şaşı gözlü olur Yeni ayın ilk günü cima yapılırsa çocuk güzel olur. Öğleden evvel cima yapılırsa çocuk hâkim ve kerim olur. 4 / 6

 Pazartesi gecesi cima yapılırsa çocuk Kur an hafızı olur. İbrahim Hakkı Efendi nin insanların fiziki özelliklerinden yola çıkarak yaptığı karakter tahlilleri de dikkate değerdir. Yine birkaçını şöyle sıralayalım. Boyu uzun olan saf akıllı olur. Başı büyük olanın aklı çok olur. Kulağı büyük ve enli olan cahil ve tembel olur. Gözleri gök olan zekidir. Ela gözlü ise edepli olur. Gülüşü çok olan kişiden hayâ beklenemez. İbrahim Hakkı yı tam olarak tanımak istiyorsak en önemli eseri Maraifaname yi mutlaka okumalıyız. O ve onun gibi İslam âlimlerini okumalı ve gelecek nesillere tanıtmalıyız ki geleceğe 5 / 6


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

vefk-örnekleri-111

  vefk-örnekleri-111 vefk-örnekleri-111 by Charion Charion