16 Ekim 2021 Cumartesi

BÖLÜM 7 - HZ. MUHAMMED'İN ÇOCUKLARI VARMIYDI?


 BÖLÜM 7 - HZ. MUHAMMED'İN ÇOCUKLARI VARMIYDI?

Söz Fatma-Ali ve kızları Ümmü Gülsüm'den açılmışken, enaz  bunlar  kadar  zorluk  çeken  ve  güya  Muhammed'inçocukları sayılan diğerleri hakkında da bazı bilgiler vermekisterim. Bunlarda da bir o kadar bilinmeyenler vardır.Bu başlığa bakılınca ilk etapta basit görülebilir; ancak o kadarda değil. Nedense bu konu bile İslam tarihçileri tarafındançarpıtılmış ve gerçek dışı bir şekilde bilgi verilmiştir. Yedidenyetmişe  hangi  Müslüman  bu  konuda  konuşsa  Hz.Muhammed'in  erkek  ve  kızlarının  isimlerini  bülbül  gibianlatır; ama ne yazık ki bu isimler Muhammed'in çocuklarıdeğildir. Nasıl mı? Bu başlık altında anlatacağım.Hz. Muhammed ve diğer suikastlarla bu olayın ne ilgisi var,niye  bu  kitapta  bu  konu  işleniyor,  denilebilir.  Sebebi  şu:İslami kesim bu basit konuda bile işi ne kadar farklı boyutlaraçekmiş,  bunu  okurla  paylaşmak  istedim.  Yani  bu  basitörnekten  ibret  almak  için  bunu  da  buraya  aldım.  Ayrıcaönemli bilgiler de var; faydalı olacağı kanısındayım.Bilinsin ki İslam tarihinde bu çok önemsiz konuda yapılançarpıtmalar,  aslında  önemli  konularda  ne  kadar  gerçek  dışışeylerin yazıldığının bir göstergesi ve kanıtıdır.

Burada  Muhammed'in  kız  çocukları  hakkında  her  yönüylebilgi  vermeye  çalışmıyorum;  ancak  önemli  gördüğüm  vegözlerden  hep  uzak  tutulan  bir  konuya  açıklık  getirmeyeçalışıyorum. Her nedense bugüne kadar bir İslam düşünürükonuya ilişkin var olan bu çok açık çelişkiler hakkında biryorum yapmamıştır.Bu  anlattıklarımdan  şimdilik  bir  şey  anlaşılmayabilir.  Oyüzden  fazla  uzatmadan  konu  nedir,  ne  değildir  hemenanlatmaya geçeyim.Bilindiği gibi, İslam kültüründe meşhur olan şu: İslam lideriMuhammed'in  ilk  eşi  Hatice'den  Zeynep,  Rukiye,  ÜmmüGülsüm  ve  Fatma  adlarında  dört  kız,  Kasım  ve  Abdullahadlarında da iki erkek çocuk dünyaya gelir. Bu kızların üçü ileiki  oğlan  Muhammed'den  önce  vefat  eder;  ancak  Fatmababasından sonra birkaç ay daha yaşar.İlk  önce  konuya  ilişkin  bir  durum  tespiti  yapmam  lazım.İslami  kaynaklarda  yaygın  olan  görüş  şu.-  Muhammed  25yaşında iken, daha önce de iki erkekle (1- Ebu Hale Temimi(Hind),  2-  Atik  b.  Abid/ya  da  Atik  b.  Aiz  Mahzumi  ile)evlenip  sonra  dul  kalan  40  yaşlarındaki  Hatice  ile  evlenir.Muhammed-Hatice  çiftinden  de  yukarıda  isimleri  sunulançocuklar dünyaya gelir; bir de Muhammed'in, Marya adındakicariyesinden  İbrahim  isminde  bir  erkek  çocuğu  olur  veyaklaşık 16 aylık iken o da vefat eder. Zaten tüm çocukları daondan önce ölmüş; ancak az önce de belirttiğim gibi Fatmaondan sonra birkaç ay daha yaşamıştır.İslami kaynaklarda yaygın olan bilgi bu; ancak kimi İslamtarihçilerine  göre  Hatice  ile  Muhammed'den  sekiz  çocuk

dünyaya  gelmiş,  kimilerine  göre  dokuz  çocuk,  hatta  11diyenler  de  var  ve  şöyle  sıralarlar:  Kasım,  Abdullah,Abdülmenaf, Tayyip, Mütayyip, Tahir, Mütahhir adlarında 7erkek  çocuk,  Zeynep,  Rukiye,  Fatma  ve  Ümmü  Gülsümadlarında da dört kız çocuk (hepsi Muhammed-Hatice'den).Bunlardan  Tayyip  ile  Mütayyip  ikiz,  ayrıca  Tahir  ileMütahhir'in  de  ikiz  olarak  dünyaya  geldiklerini,  yani  dahaönce  genç  iken  evlendiği  o  iki  eşten  pek  çocuk  sahibiolamayan bir Hatice, kırkından sonra Muhammed'le evlenincemaşallah iki kez çift doğurur. (321)Bu  çocukların  doğumlarıyla  ilgili  İslami  eserlerde  farklıbilgiler var; bunu kısaca belirteyim.Kaynaklarda   genel   kanı,   Muhammed'in   kızlarınınpeygamberlikten önce doğmuş olmalarıdır, ancak bazı ünlüİslam düşünürleri farklı yönde bilgi vermişler. Onlardan birözet vermek istiyorum.Heysemi  bir  rivayetinde,  Kasım,  Zeynep  dışında  diğerleriMuhammed,  peygamber  olduktan  sonra  dünyaya  gelmişlerdiyor. D. Bekiri bu konuda çok net konuşuyor, Rukiye-Osmanevliliği İslam'dan önce olmuştur diyor. Yine Kastalani, kimirivayetlere göre Muhammed-Hatice'den 12 çocuk doğduğunubunlardan  A.  Menaf  dışında  hepsinin  de  Muhammedpeygamber olduktan sonra dünyaya geldiklerini aktarıyor.Yine  A.  Menaf  dışında  hepsinin  peygamberlikten  sonradoğduğuna  ilişkin  Makdisi'nin  de  rivayetleri  var:  Kasım,Abdullah, Zeynep, Rukiye, Fatma, Ümmü Gülsüm bunlarınhepsi  İslamiyet'ten  sonra  doğmuşlardır  diye  yazıyor...  İbniKesir Bidaye-Nihaye'de Zübeyir b. Bekâr'dan alıntı yaparak,

Abdullah,   Ümmü   Gülsüm,   Fatma   ve   Rukiye'ninpeygamberlikten sonra doğduklarını ifade ediyor.Yine  meşhur  tarihçi  İbni  Asakir,  İbni  Abbas'tan  aktararakşunu diyor. Muhammed'in çocuğu ölünce kimileri kendisine,'Kısır adam' lakabını takıyorlar. Bu yüzden Kevser suresininson  ayeti  iniyor  ki,  "Seni  kıskanan  ancak  kendisi  kısırdır"diyor  ve  bundan  sonra  artık  diğer  çocuklar  doğmayabaşlıyorlar diye bir hadis aktarıyor, tabii ki bu yazarlar farklırivayetler  de  yazmışlar,  ancak  bunlar  arasında  bu  kızlarınİslamiyet'ten sonra doğdukları görüşü de var. İşte bu görüşegöre şu demek oluyor ki, Muhammed kırk yaşını, Hatice deelli beş yaşını geçtikten sonra ancak bu çocuklar doğmayabaşlamışlar. Hatice 55'te başlamışsa, menopoz bir yana; birkere kalan ömür (7 yıl) bu çocukları doğurmaya nasıl yetmiş;merak  konusu!  Çünkü  bu  görüşe  göre  hepsi  Hatice'nin55'inden  sonra  doğmuşlar.  Hele  tümünü  de  bir  seferdedoğurmadığına göre, gerçekten büyük yalan. (322) Bu farklıgörüşü  belirttikten  sonra  şimdi  de  bu  kızlar  hakkındakibilginin detaylarına geçeyim.a) ZeynepMuhammed'in  kızlarından  Zeynep,  teyzesinin  oğlu  Ebü-lAs/Lakit ile evlenir. Bu evlilik, Muhammed henüz peygamberolmadan gerçekleşir. Prof. Dr. Rıza Savaş bunu kaynağındaanlatırken şöyle der: İslam'dan önce bazı ailelerde, anneler kızçocuklarını  evlendirirdi.  Mesela;  henüz  Muhammedpeygamber  olmadan,  Hatice'nin  kendi  kızı  Zeynep'i  kızkardeşinin oğlu Ebu'l As ile evlendirmesi ve Muhammed'inbuna  ses  çıkarmaması  örnek  gösterilebilir  diyor.  Ama  aynıRıza Savaş gibi ilahiyat akademisyenleri şunu görmüyorlar:

Madem Muhammed 25 yaşında evlendi ve ondan sonra bu kızdünyaya  geldi;  kırk  yaşında  da  peygamber  olduğuna  göre,peki  bu  kızcağız  peygamberlikten  önce  evlenirken  kaçyaşlarındaydı diye hiç sorgulamıyorlar! Maalesef hiçbir İslammütefekkiri bu çelişkilere değinmemiştir. Bunun da nedeni,ya evlenen bir kadında yaşın küçük olmasına bakmayıp bununormal karşılamak, ya da yorum yapmaktan kaçınmak.Yine  konuya  ilişkin  Diyanet  işleri  başkanlığınca  tercemeedilen  Tecrid-i  Sarih'te  şu  var:  Henüz  Muhammed'epeygamberlik  gelmeden  Hatice  bir  gün  Zeynep'i  kendi  kızkardeşinin  oğluna  teklif  eder.  Muhammed  de  buna  sesçıkarmaz/onay  verir  ve  bunlar  evlenir  şeklinde  bir  bilgiveriliyor.  Burada  da  diğer  kaynaklarda  olduğu  gibi  kızınevlendiği tarih, peygamberlikten önce; yalnız yaşı konusundabir açıklık yok. (323)Daha  önemlisi,  birçok  İslami  kaynakta,  bunların  doğumtarihleri bile yazılmış. Mesela; Muhammed 30 yaşında ikenZeynep,  33  yaşında  iken  Rukiye,  bundan  sonra  ÜmmüGülsüm ve yine Muhammed 35 yaşında iken Fatma dünyayagelmiştir şeklinde çok net açıklamalar var. Hatta İbni HacerAskalani,  "Zeynep  peygamberlikten  çok  az  bir  süre  öncedoğmuş; ancak bu sürenin 10 yıl önce olduğunu söyleyenlerde  vardır."  diyor.  Zehebi,  Zeynep'in  hicri  sekizinci  yılındavefat  ederken  30  yaşında  olduğunu  yazmış,  tabii  ki  budurumda, Muhammed 13 yıl Mekke'de peygamberlik yapmış,8  yıl  da  Medine'de  yapınca  bu  kadın  ölüyor.  Demek  kiMuhammed peygamber olduğu sırada kadın 9 yaşlarında vesayısız  kitaplarda  geçiyor  ki,  İslam'dan  önce  de  evlenmiş.(324)

Muhammed  peygamber  olup  Medine'ye  geçtiği  zaman,Zeynep-Ebü'l  As  ikilisinin  evliliği  Mekke'de  yine  devamediyordu.  Zeynep'in  eşi,  Mekke'nin  ileri  gelenlerinden,güvenilir  bir  kişi,  maddi  bakımdan  zengin  ve  tüccardı.  Oyüzden  etrafındaki  insanlar  ona,  "Zeynep'i  boşa,  sanaistediğin  kızı  getiririz.  Çünkü  hem  maddi,  hem  de  maneviolarak  önemli  birisin.  Dolayısıyla  birçok  kız  seni  ister"diyorlar. Buna rağmen adam onlara olumsuz yanıt veriyor veevlilikleri devam ediyor. Hatta tarihçi-müfessir Taberi ve İbniHacer  Askalani,  "Peygambere  rağmen  bunlar  birbirlerindenayrılmadılar, seviyorlardı birbirlerini" diyorlar. (325)Burada aşırı sevgilerine somut bir örnek vereyim: Hicri ikinciyılında  meydana  gelen  Bedir  savaşında,  Zeynep'in  eşimüşrikler safında yer alır ve sonuçta Müslümanlara esir düşer.Zeynep  onun  esaret  haberini  alınca  Hatice'nin,  evlilikesnasında kendisine hediye olarak verdiği gerdanlığını çıkarıpMuhammed'e ve Müslümanlara fidye olarak gönderir ki, eşiniserbest  bıraksınlar.  Muhammed  bunu  duyunca  kocasınıkarşılıksız  olarak  bırakır  ve  güya  ona,  "Sen  de  git  kızımıgönder." der ve adam da buna söz verir, gerekeni yaparım der.(326)Muhammed böyle bir torpili başka bir savaşta sütkardeşi içinde yapmış. Esir alınanlar arasında onun sütkardeşi bir kadında  bulununca,  onları  affetmiş!  İşte  bu  olaydan  sonra  Hz.Muhammed'in  kızı  Zeynep'le  eşi  birbirlerinden  ayrılmakzorunda  kalırlar.  Çünkü  az  önce  de  belirttiğim  gibi,  adamesaretten  kurtulunca  Zeynep'i  Medine'ye  göndermeye  sözvermişti.  Mekke'ye  gelince  Zeynep'i  birilerine  teslim  edip

gönderir. Böylece Zeynep babasının yanına Medine'ye gitmekiçin yola koyulur.Ancak  Zeynep'in  bu  şekilde,  eşinin  Muhammed'e  esirdüşmesi  sonucu  yapılan  pazarlıklar  yüzünden  gitmesi  vegiderken de gündüz, herkesin gözünün önünde yola çıkması,tabii  ki  Mekke  müşriklerinin  zoruna  gitmiştir:  Hani  hemsavaşta  bizi  mağlup  etti,  esirlerimizden  fidye  aldı,  hem  denamusumuzu  bizden  alacak  diye  düşünerek  Zeynep'ingitmesini istememişlerdir. Normalde Ebü-l As'a, "Eşini boşa"diyorlardı; ancak burada ayrılık nedeni farklı olunca zorlarınagitti. O yüzden Zeynep yola çıkınca, Hebbar b. Esved adındabir kişi ona baskın düzenledi ve yere düşen kadının kaburgasıkırıldı. Eski eşinden hamileydi ve çocuğunu da düşürmüştü.Zeynep aldığı darbeler ve kan kaybı sonucu gitgide ağırlaştı.Bu olay onun vefatına neden olmuştur. (327)Kadın henüz hayatta iken yaklaşık 170 kişilik bir Müslümangrubu  onun  eski  eşinin  de  içinde  bulunduğu  bir  Mekkeliticaret  kafilesinin  yolunu  kesti.  Eşi  kurtulmayı  başardı  vekaçıp Medine'ye gitti, bir gece gizlice eşine sığındı; Zeynep,Muhammed'e  bile  danışmadan  yüksek  sesle,  eski  eşiningeldiğini, kendisine sığındığını ve onu affettiğini halka ilanetti.  Haberiniz  olsun,  ona  kimse  dokunmasın  dedi.Muhammed  buru  duyunca  sevindi,  güya  Zeynep'in  eşi  deartık  o  andan  itibaren  Müslüman  olmuştu  ve  Medine'deyaşamlarını sürdürdüler.Bu ikiliden Ümame adında bir kız, Ali adında da bir erkekçocuk dünyaya geldi. Oğlan küçük yaşta vefat etti; ancak kızbüyüdü ve teyzesi Hz. Fatma'nın vefatından sonra Hz. Ali ileevlendi.  (328)  Bu  kızcağız  da  Hz.  Ali  ile  evlenirken  kaç

yaşlarındaydı,  yaşı  evlilik  için  uygun  muydu  diye  kimsedüşünmemiş,  bunun  üzerinde  durmamıştır.  Ben  de  detaylıolarak üzerinde durmayacağım. Ancak şu var ki, Ümame ileHz.  Ali  arasında  yaş  farkı  çoktu.  Küçük  bir  ipucu  veripgeçeyim. En başta Diyanet'in terceme ettiği Tecrid-i Sarih no:313'te  şu  var:  Muhammed  namaz  kılarken  bu  kız  öylesineküçüktü  ki,  bazen  namaz  kılarken  Muhammed'in  sırtınatırmanırdı. Ayrıca bu açıklama en başta Buhari ve Müslimolmak üzere diğer hadis kaynaklarında geçmektedir. (329)


Şu  hatırlatmayı  yapmakta  yarar  var:  Namaz,  henüzMuhammed Medine'ye hicret etmeden yaklaşık bir buçuk yılönce, onun Mirac'a çıkmasıyla farz kılındı. Fatma da hicri 11.yılı  vefat  ettiğine  göre,  kızcağızın  hangi  yaşta  evlendiğitahmin edilebilir.Ali  ile  evlendikten  sonra  zaman  içinde  bir  gün  Ali  ona,"Korkarım ki ben ölünce Ebu Süfyan oğlu Muaviye sana talipçıksın! Bu durumda beni dinlersen Nevfel oğlu Mugire ileevlen" dedi. Daha sonra Hz. Ali öldürülünce kadın Mugire ileevlendi. Evet; bu açıklama Diyanet'in tercemesinden ve tabiiki aynı zamanda diğer birçok İslami kaynaktan. Demek kikocanın kendi ölümünden sonra hanımına eş bulması onlaragöre normal bir öneriymiş! (330) Muhammed ise hanımlarına,ben ölsem bile artık size evlilik yok demiştir! (331)b) Rukiye ve Ümmü GülsümMuhammed'in kızlarından Rukiye, babası henüz peygamberolmadan  (yani  40  yaşın  altında  iken),  

Ebu  Leheb'in  oğlu'Utbe'  ile  evlendirilir.  

Kızlarından  Ümmü  Gülsüm  depeygamberlikten önce Ebu Leheb'in bir diğer oğlu Uteybe ileevlendirilir. Yani iki kardeş bacanak olur. Yaygın olan kanaat,Muhammed peygamber olunca yine bu evlilik devam eder; taki Ebu Leheb hakkında Kur'an'daki Tebbet suresi oluşuncayakadar. İşte bu sure inince, Ebu Leheb ve hanımı Ümmü Cemilkendi oğullarına, "Muhammed'in kızlarını boşayın" derler. Busurenin anlamı şu: "Ebû Leheb'in elleri kurusun. Zaten kurudu(1). Ona ne malı fayda verdi, ne de kazandığı (2). O, bir alevliateşe girecektir (3), Boynunda bükülmüş hurma liflerinden birip  olduğu  halde  sırtında  odun  taşıyarak  karısı  da  o  ateşegirecektir.  (4    5)  Bu  Tebbet  suresi,  iniş  sıralamasındaKur'an'ın  114  sure  içinde  6.  sırada.  Yani  peygamberliğinhemen ilk yıllarında oluşan bir sure.Tekrar  ediyorum,  bu  sure  ininceye  kadar,  Muhammed'inkızlarıyla  Ebu  Leheb'in  oğulları  arasındaki  evlilik  devametmiştir; tıpkı Zeynep'le eşininki gibi. Ancak bu sure inince;artık  Ebu  Leheb  ve  eşi  Ümmü  Cemil'in  canına  takeder/dayanmazlar oğullarına, "Bu adamın kızlarını boşayın"derler.  Ayrıca  Mekkeliler  de  Ebu  Leheb'in  bir  oğluna,"Muhammed'in kızını boşa" diye teklifte bulununca o, "Ebanbin Sait bir As'm kızını bana getirirseniz ben kabul ederim."yanıtını verir. Sonuçta onlar da şartını kabul ederler ve zatenanne-babanın da bu konuda teklifleri vardı; bu yüzden Rukiyeile Ümmü Gülsüm'ü boşarlar.Burada  İbni  Hacer,  "Rukiye  peygamberlikten  önce  EbuLeheb'in oğluyla evlendirilir, İslamiyet gelince ayrılırlar ve bukez de Osman’la evlendirilir." diyor. Hatta farklı rivayetler devar Rukiyenin Ebu Leheb'in oğluyla evliliği konusunda. O daşu: Rukiye Utbe ile evlendirildikten sonra bu evlilik devameder,  ta  ki  kocası  ölene  kadar.  Daha  sonra  da  Osman'la

evlendirilir. Kimi rivayetlere göre Osman bu kadını döver veburdan dolayı o genç yaşta vefat eder. (332)Burada ilginç bir durum daha var. Dulabi gibi bazı siyer/tarihyazarları  Osman,  Rukiye  ile  evlenince  Muhammed  henüzpeygamber  değildi,  diyorlar.  Bu  durumda  bu  kızların  EbuLeheb'in  çocuklarıyla  evlenmeleri  ancak  hayal  olur  veyabunlar  Osman'dan  önce  Ebu  Leheb'in  çocuklarıylaevlenmişse, o zaman bunların ayrılma nedeni din değil; başkabir şey olmalı. Ancak bu kızların Ebu Leheb'in çocuklarıylaevlilikleri konusunda İslami kaynaklarda hemen hemen fikirbirliği var ve Tebbet suresinin onların boşanmalarına nedenolduğu  görüşü  yaygın.  Ki  bu  durumda  artık  peygamberlikvardı. O yüzden Osman'ın da peygamberlikten önce bununlaevlendiği fikri, dengeleri altüst eder.D.  Bekiri,  Dulabi  gibileri  ya  bu  kızların  Ebu  Leheb'inçocuklarıyla evliliklerini inkâr etmeli -ki bu inkâr edilemez-veya  başka  neden  göstermeleri  gerek.  Çünkü  bunlara  göreeğer  Ebu  Leheb'in  çocuklarıyla  olan  evliliklerini  de  kabuledip İslam'dan önce gerçekleştiği görüşü benimseniyorsa, ozaman  bu  kızların  İslam'dan  önce  iki  kez  evlendikleri  sözkonusu ve doğum tarihleri de belli: Rukiye, peygamberlikten7 yıl önce dünyaya gelmiş, Ümmü Gülsüm de ondan sonradoğmuş. İşte bu 5-6 yıllık ömürle nasıl iki kez evlenmişlerdir;bu imkânsız bir şey. İşte görüldüğü gibi öyle kötü-beceriksizbir tarih hazırlamışlar ki, insan ne yapacağına, nasıl doğruyubulacağına şaşıyor. (333)Görüldüğü  gibi  konu  çelişkilerle  dolu;  zaten  ben  de  buanormal durumları tespit etmeseydim, böyle bir kitap yazmamsöz konusu olmazdı.

Muhammed  daha  Mekke'de  iken  Müslümanlar  bir-iki  kezHabeşistan'a  hicret  eder.  Birincisi  Muhammed  45  yaşındaiken gerçekleşir, diğeri de 46 yaşlarında iken. Her iki seferdede halife Osman'la eşi ve aynı zamanda Muhammed'in kızıdiye  iddia  edilen  Rukiye  de  vardı.  Bu  kadın  hamileydi  veyolda  gemiyle  giderken  çocuk  düşürmüştür  veya  çocuğudoğurduktan sonra bir horoz çocuğun gözüne vurmuş, gözünüçıkarmış ve çocuk ölmüştür. Rukiye, daha sonra Medine'yegeçti  ve  hicretin  ikinci  yılında  orada  vefat  etti.  Kimikaynaklarda Osman'ın onu dövmesi sonucu vefat ettiği iddiaediliyor. Bunu az önce de belirttim. (334)Rukiye'nin  ölümü  üzerine  Osman  dul  kaldı,  bu  kez  halifeÖmer kendi kızı Hafsa'yı ona teklif etti; ancak Osman cesaretedemedi.  Çünkü  Muhammed'in  de  Hafsa'ya  talip  olduğunuöğrenmişti. Muhammed haberi duyunca çözümü buldu: Hafsabenim olsun, Osman'a da ikinci bir kızımı (Ümmü Gülsüm'ü)vereceğim dedi ve bu şekilde anlaştılar: Hafsa Muhammed'e,Ümmü  Gülsüm  de  Osman'a...  Bu  evlilik  Medine'de,  Bedirharbinden  sonra  gerçekleşti.  Çünkü  o  tarihe  kadar  Rukiyeyaşıyordu,  onun  ölümünden  sonra  bu  ikinci  evlilikgerçekleşti.Yalnız  burada  bilinmeyen  bir  şey  var:  Fatma,  Rukiye  veZeynep'in  ne  zaman,  nasıl  Mekke'den  Medine'ye  hicretettikleri İslami kaynaklarda anlatılıyor; ama Ümmü Gülsüm'leilgili bu konuda herhangi bir bilgiye rastlamadım: Acaba nezaman ve kimle Medine'ye gitmiş? Yalnız şöyle bir bilgi var;ancak bu da muğlâk: Hz. Ali, Muhammed'den mektup alınca -Siz de Medine'ye gelin diye- o, yanına Fatma'ları ve ÜmmüEymen adındaki kadınla Ebu Vakıd Leysi adında bir erkeği

alıp yola çıkar. Fatma'lar da Hz. Fatma, Esed b. Hişam kızıFatma,  Zübeyir  b.  Abdülmuttalib  kızı  Fatma  veMuhammed'in  amcası  Hamza'nın  kızı  Fatma'dır.  AyrıcaMüslümanlardan  fakir-fukara,  zayıf  olanlar  Ali  ile  beraberyolculuk yaparlar. Demek istediğim, burada Ümmü Gülsümiçin  biraz  şüphe  var:  Acaba  o  da  bunlarla  mı  gitmiş  diye.Fakat burada da hiçbir işaret yok. Yabancı olan Fatma'lar bilesayılıyor;  ama  bu  kızcağız  yok.  Neyse  bu  o  kadar  önemlideğil; yalnız konuyu karıştırınca herkesin nasıl hicret ettiğinigördüm; sadece bundan söz edilmemiş, o yüzden açıklamayapmak zorunda kaldım. Bu kadın hicretin dokuzuncu yılındaMedine'de vefat etmiştir. (335)Muhammed  bu  kızları  Osman'la  evlendirirken  de  çokenteresan  açıklamalar  yapmıştır.  Bunlardan  birkaçınısunayım.İlkin Rukiye'yi Osman'a verirken şunu söylüyor: Cebrail banaAllah'tan vahiy getirdi ki Allah demiş kızını Osman'a ver, bende buna dayanarak veriyorum. Daha sonra Rukiye ölünce bukez aynı vahiy olayını ikinci kızı Ümmü Gülsüm için kullanır,burada  da  ben  Allah'tan  aldığım  vahiyle  kızımı  Osman'averiyorum  der.  Zamanla  bu  da  vefat  edince,  bu  sefer  şunabenzer açıklamalar yapar: Üçüncü bir kızım olsaydı onu daAllah'ın vahyiyle Osman'a verirdim. Diğer bir sözünde, onkızım  olsaydı  hepsini  Osman'a  verirdim:  Biri  öldü  müdiğerine  başlardım,  ta  ki  hepsi  bitene  kadar.  Başka  birsözünde, kırk kızım olsaydı hepsini Osman'a verirdim. Diğerbir  hadisinde,  100  kızım  olsaydı  yine  Allah'ın  emriyleOsman'a verirdim demiştir. (336)

Demek ki Muhammed'in yaşındaki Osman'da çok maharetler,kerametler varmış ki, onun Allah'ı bu kadar sıklıkta Cebrail'igöndermiş olmalı!Konuyla  ilgili  şöyle  bir  olay  aklıma  geldi,  onu  da  burayaalayım.  Muhammed'in  çocuğu  olmayınca,  inanmayanlardanAs  b.  Vail  onun  hakında,  "Kısır  adam"  diye  bir  cümlekullanıyor.  Muhammed'in  canı  sıkılıyor.  Hemen  Kevsersuresinde  şöyle  bir  ayet  indiriyor  (oluşturuyor):  "EyMuhammed! Kuşkun olmasın ki, soyu kesik/kısır olan, senikötüleyenin ta kendisidir." Bu konuda tüm tefsirlere, sebeb-inüzul kaynaklarına bakılabilir. Bu konuda İslam'ı kaynaklardaçok ilginç bilgiler var. Mesela Taberani, D. Bekiri, Kastalani,Dulabi, Heysemi, İbni Abdi'l Ber, Makdisi gibi tarihçiler şufarklı rivayetleri de aktarmışlardır: Muhammed'in tüm kızlarıpeygamber  olduktan  sonra  (yani  40  yaşından  sonra)doğmuşlardır... Bunu daha önce de belirttim. (337)Ama  daha  önce  de  açıkladım,  birçok  kaynakta,  çocuklarınbırakın  peygamberlikten  sonra  doğmasını;  peygamberliktenönce bu çocukların evlendiklerine dair açıklamalar bile var.Evet;  birbirlerinden  180  derece  farklı  aktarımlar.  (338)Çocukların hepsi kırk yaşından sonra doğmuşsa, Hatice 55yaşını  geçtikten  sonra  doğuma  başlamış  demektir.  Her  nekadar adı geçen tarihçiler, bu kızlar peygamberlikten sonradoğmuşlar  demişlerse  de,  bu  görüş  zayıftır;  güçlü  olanı,bunların peygamberlikten önce doğmaları ve aynı zamandapeygamberlikten   önce   evlenmiş   olmalarıdır.   Çünküçoğunluğun ibresi bu yöndedir ve Hatice'nin ilerlemiş yaşındadoğum  yapması  da  olası  değildir.  Çünkü  Muhammed  ilkpeygamberlik iddiasında bulunduğunda, kendisi 40, Hatice de 55 yaşlarındaydı. Hatice 63 yaşında vefat etti. 55'ten sonra buçocukları doğurmuşsa, bünyesi müsait miydi sorusuna yanıtvermek  gerekiyor  ama  ondan  önce  bu  kadar  çocuğudoğuracak zamanı var mıydı diye de sormak gerekiyor.Şimdi de verdiğim bilgileri somutlaştırmaya çalışayım. Gerçibazı şeyler belli oluyor artık ama yine de kolay anlaşılabilirbir özet haline getireyim.1- Farz edelim ki Zeynep, babası 30 yaşında iken doğdu vepeygamberlik  yaşı  olan  40'tan  önce  de  teyzesinin  oğluylaevlendi.  Arada  10  senelik  bir  ömür  var  ve  hemen  onuncuyılda evlenmiş diye bir bilgi de yok. Kim bilir belki dahaerken  evlenmiştir.  Peki,  bu  yaşta  kocaya  verilmesi  nasılaçıklanabilir?  Üstelik  Zeynep'in,  babası  30  yaşında  ikendoğduğu açıklaması, başta Diyanet'in terceme ettiği Tecrid-iSarih olmak üzere birçok İslami kaynakta geçmektedir. (339)2-  Peki  nasıl  olur  da  Muhammed  33  yaşında  iken  Rukiyedünyaya gelir ve henüz peygamberlik gelmeden (40'tan önce)onu  Ebu  Leheb'in  oğluyla  evlendirir?  Tam  kırkıncı  yıldaevlendirildiğini düşünsek bile kız o zaman ancak 7 yaşındaoluyor. Ve nasıl oluyor da din nedeniyle eski eşinden ayrılanbu Rukiye'yi yine peygamber olmadan (40'tan önce) Osman'averiyor  ve  peygamberliğin  beşinci  yılında  (yani  kız  12yaşında iken) Osman'la birlikte Habeşistan'a hicret ediyor vebu sırada Osman'dan hamile iken de yolda çocuk düşürüyor?Halife  Osman  ile  Muhammed  hemen  hemen  yaşıttılar,aralarında  1-5  yaş  fark  vardı.  Kızcağız  hicri  ikinci  yılındavefat ederken, İslam tarihindeki verilere göre 21 yaşındaydı.Kabul edelim ki bu kızla Osman'ın evliliği peygamberliktensonra olsun; peki bu kadar yaş farkına ne diyeceğiz! Şunu hep

vurguluyorum: Osman, Muhammed'in yaşıtıydı ve bu kızlakardeşi Ümmü Gülsüm de Osman'ın kadınlarıydı ve doğumtarihleri  de  bellidir!  İşte  İslam'a  gönül  veren  müçtehitler,akademisyenler  bu  yaşı  doğal  karşılıyorlar.  Niye?  Çünküİslam'da  bunun  somut  örnekleri  var:  Muhammed'in  9yaşındaki  Ayşe'yi  alması  ve  55-60  yaşlarında  iken  aldığıgencecik Safiye, Cüveyriyye, Marya, Hafsa gibi. O yüzdenİslami kesim bunu sorun olarak görmüyor.3- Rukiye ölünce, Muhammed, bu defa onun bir küçüğü olanÜmmü Gülsüm'ü Osman'la (dede Osman'la) evlendiriyor vebunu yaparken de Tanrı bana bu konuda vahiy gönderdi diyor.Kaldı ki, o da ablası Rukiye gibi daha önce Ebu Leheb'in birdiğer oğlu Uteybe ile evlendirilmişti ve din engeli yüzündenboşanmıştı. Bu kızlar Muhammed'indir desek (zaten İslamikaynaklarda böyle yazılıyor), o zaman bu işin içinden nasılçıkılır?Dikkat edilirse ben bunların yaşlarıyla ilgili en yüksek olanıtemel  alıp  değerlendirme  yapıyorum.  Daha  önce  debelirtildiği gibi bunların peygamberlikten sonra doğduklarınıyazan  önemli  İslam  tarihçileri  de  var.  Yineliyorum:  Buyoruma  göre  tüm  bu  çocukları,  Hatice  55  yaşından  sonradoğurmuştur, hem de iki sefer ikiz doğurmak suretiyle diyenbirçok İslam tarihçisi var. (340) Bu menopoz (Menopause)döneminde  Hatice'nin  bunları  nasıl  doğurduğunu,  bunuaktaran  ve  safça  inanan  tarihçilerden  sormak  lazım.  Dahaönce  de  belirtildi:  Hatice  Muhammed'den  evvel  iki  seferevlenmişti  diye.  Peki,  genç  yaşta  neden  o  kadar  çocuğuevlendiği  kişiler  için  de  yapmadı;  55  yaşına  gelince  miharekete geçti! Biliyorum; yanıt hemen hazırdır: O Allah'ın

peygamberidir, bu yaşta Hatice'ye değil ikiz; üçüz de, dördüzde  ve  daha  fazlasını  da  Allah  doğurtabilir  demeleri  gayetmümkün ve nitekim de bunu rahatlıkla söylüyorlar.Bu son görüşü (peygamberlikten sonra doğdular diye) dikkatealsaydım zaten işin içinden çıkılmazdı; o bakımdan en yüksekyaşı seçtim. Buna rağmen ortada inanılmaz bir manzara var.4-  Hz.  Fatma  henüz  Hz.  Ali  ile  evlenmemiş  iken  hemEbubekir, hem de Ömer onu kendileri için Muhammed'denisterler; ama o vermez. Gerekçe de şu: Kızım küçük, aranızdayaş  farkı  var  der  ve  sonuçta  Hz.  Ali'ye  verir.  Peki,  aynıMuhammed  neden  bu  yaş  farkını  diğer  kızları  için  de  gözönüne  almadı,  onlara  da  yazık  değil  miydi?  Göz  önünealmadı... Çünkü çocuklar onun değildi...5-  Yukarıda  belirttim,  bir  görüşe  göre  bu  kızlar  İslamiyetgeldikten  sonra  doğmuşlardır.  Bu  durumda  kızların  halifeOsman  ve  Ebu  Leheb'in  oğullarıyla  evlenmeleri  mümkündeğildir. Hâlbuki yüzlerce kaynak gösteriyor ki, bu evliliklergerçekleşmiştir.  Demek  ki  bu  görüşün  ciddiye  alınacak  birtarafı yoktur.


6- Eğer bu kızlar da Muhammed'in ise, neden onlarla ilgiliİslam literatüründe önemli bir kayıt yok! Kaldı ki, erken deölmemişler.  Rukiye  hicri  ikinci  yılında,  Zeynep  sekizinci,Ümmü  Gülsüm  de  dokuzuncu  yılında  vefat  etmiş.Muhammed de hicri on birinci yılında öldürülmüş. Ama Hz.Fatma  hakkında  sayılmayacak  kadar  hadis  var;  bunlarhakkında ise hiçbir şey yok: Yetim oldukları belli. Nasıl mı?Anlatacağım.

Aslında İslami kaynaklarda var olan bilgilere bakılınca, Hz.Fatma dışında Muhammed'in çocuğunun olmadığı fikri ağırbasıyor. Çünkü Muhammed vefat edince ondan birçok gençkadın  dul  kaldı.  Örneğin  Ayşe  18  yaşında  dul  kaldı,Cüveyriyye, Safiye, Hafsa, Ümmü Habibe, Ümmü Seleme,Zeynep  b.  Cahş...  Hep  20-35  yaşlarında  kadınlardı.  Peki,neden bunlardan hiçbiri Muhammed'den hamile kalmadı da(görüldüğü gibi yaşları uygun ve henüz menopoz devresi deonlar için söz konusu değildi) Hatice o yaşta bu kadar çocukdoğurdu hem de iki kez ikiz doğurmak suretiyle!Burada  şu  söylenebilir:  Marya  da  Muhammed'den  hamilekalarak  İbrahim  adında  bir  erkek  çocuk  doğurmuş.  Hayır;Marya'nın  doğurduğu  çocuk  (İbrahim)  Muhammed'dendeğildi. Nitekim Muhammed Hz. Ali'yi görevlendirmiş, githem Maryayı, hem de onunla cinsel ilişkide bulunan kişiyiöldür demişti. Daha sonra farklı bir formül bulunmuş, ikisi deinfaz  edilmekten  kurtulmuştu.  Ben  bu  olayı  kanıtlarıylabirlikte başka bir kaynağımda anlattığım için burada detayınagirmiyorum.  (341)  Bunu  gündeme  getirmekle,  bu  çocuğunMuhammed'den olmadığını belirtmek istedim.Fatma,  Muhammed'in  kızıdır  diyorum.  Çünkü  İslamikaynaklarda  ona  çok  yer  verilmiştir,  Fatma  hakkındaMuhammed'in  hadisleri  de  çok  fazladır.  Mesela;  "Fatmabenden bir parçadır. Kim ona eziyet ediyorsa bana etmiş olur"gibi  onu  öven  çok  farklı  hadisler  var;  (342)  ancak  benzeraçıklamalar,  diğer  kızları  hakkında  yok.  Hâlbuki  onlar  dauzun yaşadılar, ikisi Muhammed'den bir-iki yıl önce vefat etti.Okuyucu  haklı  olarak  merak  edip  şunu  sorabilir:  Peki  buhengâmenin, olup bitenlerin sonucu ne oldu?

Ben de soruyorum acaba sonuç ne oldu? Aslında konumuz şubulmacaya benziyor: Ortada üç deve var. Biri insanları, diğerideveleri, üçüncüsü de semereleri yiyor. Gel de bunları sırayadiz! Zor bir iş değil mi! Ama ben yine konumuzu bir sonucabağlamaya çalışayım.Biraz önce de belirttim, Hz. Fatma dışında kalan bu kızlar(Zeynep,  Rukiye  ve  Ümmü  Gülsüm)  Muhammed'leHatice'nin çocukları değildi. Hatice'nin Hale adında bir kızkardeşi  vardı.  Bu  kadın  daha  önce  biriyle  evlenmişti;evlendiği kişinin de bir başka hanımından kız çocukları vardı.Babaları  ölünce  bunlar  üvey  annede  (Hatice'nin  kızkardeşinde) kaldılar. O da vefat edince kızlar ortada sahipsizkaldı.  Hatice'nin  maddi  durumu  müsaitti  ve  bu  çocuklarıyanına  aldı.  Hatice  zengindi  ve  kızlar  ona  yardım  daediyorlardı. Hatice, Muhammed'le evlenince, Muhammed birbakıma  bu  kızlara  üvey  baba  olmuştu.  (343)  Araplarda  ozamanlar üvey baba önemliydi. Nitekim Muhammed de bunuKur'an'ına ekleyerek meşru hale getirdi, Tanrı buyruğu saydı.Nisa suresi 23. ayete göre, bir erkek bir kadınla evlenmiş vecinsel  ilişki  yaşamışsa,  artık  o  kadının  başka  kocadankızlarıyla  (varsa  eğer)  evlenemezdi.  Bunlar  üvey  evlatsayılırdı ve İslam terminolojisine göre bu durumda olan birkıza 'Rebibe' adı verilirdi, işte Hatice'nin kız kardeşi Hale'denolan  kızları  Hatice'nin  evinde  oldukları  için  böyledeğerlendirilmiştir.Dolayısıyla  halk  arasında  o  zaman  bunlara  Muhammedçocukları denirdi ve o günkü kültüre, inanca göre de bu gayetnormaldi,  bu  durumda  olan  başka  insanlar  için  de  durumaynıydı.  Bunu  anlatan  kaynaklar  çok;  ancak  kızları

Muhammed'den  alan  İslam  tarihçileri  yok:  Hep  onunkızlarıdır diye yazmışlar.İslam  aktörleri  bu  yabancı  çocukları  neden  zorlaMuhammed'e  yazmışlar;  doğrusu  bunu  anlamak  zor.  Evet;İslam'ın en eski tarihçileri bile Muhammed'den en az bir asırsonra ortaya çıkmıştır. Mesela; Vakıdi, İbni İshak, ibni Hişam,İbni  Sad,  Taberi  vs.  Bunlar  toparladıkları  bilgilerde,Muhammed'in   üvey   kızları   durumundaki   kızlar"Muhammed'in  çocukları"  diye  tanımlandığı  için;  bunlarıgerçek kızları sanıp bu şekilde kayıtlara geçirmişlerdir. Bu işyanlışlıkla  oldu  diye  düşünelim;  ama  kızlara  yüklediklerianormal doğum tarihleri neden, bunları nerden çıkardılar?Sonuç şu:a)  Ya  çoğunluğun  iddia  ettiği  gibi  bu  kızlar  Muhammed-Hatice'nindir  ve  Muhammed  henüz  peygamber  olmadanbunlar doğmuş ve yine daha peygamber olmadan bunlar 5-7yaşlarında iken evlendirilmişlerdir. Ben şahsen buna ihtimalvermiyorum.b)  Ya  da  bunlar  peygamberlikten  önce  doğmuş,  ancakİslamiyet'ten  sonra  evlenmişlerdir.  Buna  da  ihtimalvermiyorum. Çünkü daha önce de iki kez evlenen Hatice'ninyaşı  geçmiştir,  bu  kadar  çocuk  (kimilerine  göre  12  çocuk)doğurması tıbben mümkün değildir. Şunu da belirtmek lazımki Muhammed, Hatice zengin olduğu için onunla evlenmeyikabul etmiştir; normalde o yaşta ve o günkü koşullarda kimsebunu yapmazdı.

c)   Bir   diğer   sonuç   da,   kızlar   Muhammed'inpeygamberliğinden sonra doğmuştur ve adı geçen şahıslarlaevlendirilmişlerdir.  Bilgiler  arasında  buda  var.  Malumdamatlardan biri de halife Osman'dır ve hicri beşinci yılındabu  kızlardan  Rukiye  ile  evliyken  ve  Rukiye  hamileykenHabeşistan'a hicret ediyor. Bu durumda da Muhammed'in 40yaşından  sonra  bu  kızların  doğduğu  ve  bunlardan  birininMuhammed  45  yaşında  iken  hamile  olduğu  iddiaedilmektedir. Evet; bir görüş de bu.d)  Ya  da  az  önce  belirttiğim  gibi  bunlar  başkalarınınçocuklarıydı ve yetim kalmışlardı, Muhammed-Hatice onlarıevlendirmişlerdir.Burada olaylardan şu sonucu çıkarmak lazım: Bu kadar insan,bu kızların peygamberlikten önce mi, sonra mı doğduklarınıveya   onların   Muhammed-Hatice'nin   çocukları   olupolmadığını  bilmiyorsa,  İslami  kaynaklar  da  tartışmalıysa,Muhammed'in  hadisleridir  diye  ortalıkta  dolaşan  bu  kadaryazı ne kadar sağlıklıdır? Bu kadar önemli insanın ne zamanyaşadığını, kimden doğduğunu iyi tespit etmeyen bir sistem,hiç şüphesiz ki Muhammed'in cümlelerini, sözlerini kontroledememiştir. Bu önemli bir göstergedir.Kızların Muhammed'in olmadığına ilişkin İslam tarihinde birkaynağa rastlamadım. Burada söz ettiklerim eski tarihçilerdirtabii ki. Hep söylüyorum; İslam tarihi resmi tarihtir, sansürlütarihtir ama profesyonelce yazmamışlar. İşte, durum ortada.Yalnız yaklaşık bin yıl önce yaşayan bir yazarın bu konudabir  şeyler  yazdığı  kaynaklarda  geçiyor.  Adı  İbni  Şehraşub(h.588.ö)  Onun  verdiği  bilgiler,  İslam'da  var  olanlarla  ters
düştüğü   için,   İslam   otoriterlerince   pek   dikkatealınmamış/nerdeyse  unutulmuş.  Yine  Ebü'l  Kasım  Ali  b.Ahmet  Kufi  (h.352.ö)  ‘el-İstigase’  adlı  yapıtında  benzerşeylerden  söz  ediyorki  çocuklar  Muhammed-Hatice'nindeğildir diye.Aynı zamanda Mamekani (1351-h), 'Tenkih'ül Makal...' adlıyapıtında,  bu  kızlar  Muhammed'in  olmayabilir  şeklindekanaat belirtmiş. (344) Diyelim ki bunlar Müslüman ama Hz.Ali  taraftarı  veya  Mutezile  veya  İslam'ın  başka  bir  ekolünsempatizanları; ama bu konunun taraftarlıkla alakası yok ki.Olay,  direkt  Muhammed  ve  çocuklarıyla  ilgili.  BuradaMuhammed'e bir eleştiri gelirse, Şia da, Sünni de, tüm İslamicemaatler de rahatsız olur.Yine  Sünni  kesimin  tarihçilerinden  Moğultay'ın  siyerinde:Hatice, Muhammed'den önce ikinci eşi olan Ebu Hale Nebbaşb.  Zerare'den  Hind,  Hars  ve  Zeynep  adında  üç  çocukdoğurmuş  şeklinde  bir  açıklama  var.  Bu  durumdamuhtemeldir ki Zeynep, Hatice'nin bir önceki eşinden olankızıdır. Yine önemli olmamakla birlikte bu konuda şöyle birhadis var: Zeynep'in eşi Ebü'l As bir gün Muhammed'e hediyeolarak bir şey getirir. Bunu anlatan ravi, Hatice'nin damadıMuhammed'e  bir  şey  getirdi  şeklinde  aktarır.  Buradadenilebilir  ki,  madem  Muhammed'in  de  damadıydı  niyeHatice'nin  damadı  şeklinde  söylenmiş?  Ama  aynı  metiniçinde  Zeynep'in  Muhammed'in  kızı  olduğu  da  söyleniyor,tabii  ki  burada  Muhammed'in  kızıdır  diye  yazılmışsa  dabundan kasıt üvey kızıdır demek mümkündür. Dolayısıyla buşekilde söylenmesi normaldir demek de mümkündür. Aslındabu kızların Muhammed'den olma ihtimali bu kadar zayıfken,
benzer  hadislere  ihtiyaç  olmamalıdır.  Yalnız  hadisdenkleminde böyle bir açıklama var. (345)Buhari'de,  konuya  uyan  şöyle  bir  hadis  de  var:  İki  kişi,meşhur  sahabi  İbni  Ömer'den  bir  şeyler  sormuşlar.  Bunlararasında,  "Sen  Hz.  Ali  ve  Osman  hakkında  ne  dersin?"şeklinde bir soru da var. İbni Ömer, "Osman, umarım Allahonu   bağışlamış;   ama   siz   bundan   hoşlanmazsınızbiliyorum. Ali'ye gelince, o hem Muhammed'in amcaoğlu,hem de damadıdır." (346) diye yanıt vermiş.Burada  açık  bir  şey  var:  Eğer  Osman  da  gerçekten  damatolsaydı, İbni Ömer, Hz. Ali hakkında, onun Osman'dan farkı,Muhammed'in  damadıdır  demezdi.  Çünkü  o  kızlarMuhammed'in  olsaydı,  Osman  damatlık  konusunda  Ali'yigeçmiş  olmalıydı.  Çünkü  bu  durumda  o  iki  kızını  almışoluyordu.  Şu  halde  bunlar  Muhammed'in  kızları  değildisonucuna varmak söz konusudur, tabii ki yine de böylesineikincil  gerekçelere  ihtiyaç  yok.  Çünkü  kızların  onlarınolmadıkları  yönünde  var  olan  kanıtlar  güçlüdür.  YineMuhammed  bir  ara  Hz.  Ali'ye,  "Üç  şey  sende  var,  onlarkimseye nasip olmadı. Benim gibi biri senin kayınpederindir,kızım Fatma gibi bir hanımın var ve sizden de Hasan-Hüseyingibi iki torunum var" diyor.İşte bu söz anlamlı aslında. Çünkü eğer halife Osman ve Ebü-l As da onun gerçek damatları olsaydı o zaman bu ifadelerinbir anlamı kalmazdı.Rukiye'nin  çok  güzel  bir  kız  olduğunu  İslam  tarihçileri  deyazmışlar, ancak burada İbni Şehraşub farklı bir şey ekliyor:Bir gün halife Osman Ebubekir'e (ki bu ikilinin araları çok
iyiydi), "Muhammed'e söyle eğer Rukiye'yi bana verirse bende  ona  iman  ederim/inanırım."  diye  teklif  sunar.  Ebubekirbunu aktarır ve Muhammed de kabul eder. Bu rivayete görekızın  veriliş  nedeni  ve  halife  Osman'ın  niçin  Müslümanolduğu konusu farklı bir boyut kazanır. (347)İslami kesim akıldan ziyade rivayete önem verdiği için Hz.Fatma dışında da Muhammed'in kız çocukları bulunduğunadair şu ayeti de kanıt olarak gösterebilirler: Ahzab suresi 59.ayette  özetle,  ey  Muhammed;  kadınlarına,  kızlarına  veinananların kadınlarına söyle başlarını örtsünler. İşte buradadenilebilir ki, eğer Fatma dışında kızları olmasaydı ayet çoğulolarak (kızlarına) oluşmazdı. Hâlbuki buna yanıt vermek çokkolay. Çünkü baştan beri anlattığım gibi, o günkü örf-âdetegöre bu üvey kızlar da artık hürmeten üvey babanın kızlarısayılırdı.  Kaldı  ki,  cümle  cümle  açıklama  getirme  yerine,baştan  beri  anlatılan  bu  trajedilere  yanıt  bulmak  dahaönemlidir; ama bunu yapamıyorlar.Enteresandır ki, İbni Hacer Askalani gibi bir İslam düşünürübile bunları anlatırken yaş hesabına hiç değinmemiştir. Şunudiyor: Rukiye, Ebu Leheb'in oğluyla evliydi; peygamberlikgelince din yüzünden boşandı. Yani bu evlilik İslam'dan öncegerçekleşmişti diyor. Peki, madem Muhammed 25 yaşında,Hatice de 40 yaşında iken evlendiklerini, Muhammed'in 40yaşında iken peygamber olduğunu biliyorsun, o zaman insan,bu kız kaç yaşlarında iken evlendirildi diye merak etmez mi?(348)Burada  konuyu  şöyle  bağlamak  isterim:  Eğer  bu  kızlarMuhammed'inse, kendisinin kalkıp bunları kendi yaşıtı olanOsman'a vermesi nasıl izah edilebilir?
Ayrıca Hatice'nin ileri yaşta bu kadar doğum yapması nasılaçıklanabilir?  Evet,  istisnalar  var;  ama  daha  önce  iki  kezevlenip bu kadar doğum yapmayan Hatice, nasıl oluyor dakırkından sonra bu kadar doğum yapıyor?Şu önemli nokta hep gözden kaçmıştır: Peki, ne oldu da bukızlar  küçük  yaşlarda  vefat  etti?  Diyelim  Fatma,  Ömertarafından  katledildi,  bu  farklı;  peki  ya  Rukiye  ve  ÜmmüGülsüm'e ne oldu? Evet, insan her yaşta ölebilir; ancak benimolaylardan çıkardığım, şu ihtimal de göz önünde tutulmalı: Oküçük çocukları o küçük yaşta cinselliğe zorlayınca ve düşükde  olsa  bunlar  doğum  da  yapınca,  bünyeleri  bunukaldıramamış,  bunun  sonucu  olarak  vefat  etmiş  olabilirler.Bu,  büyük  bir  ihtimaldir.  Çünkü  ifade  edildiği  gibi  yaşlarıaşırı derecede küçüktü.Burada, "Bu çocuklar Muhammed'in olsun veya başkasındanolsun bize ne, bu gibi konuları işlemenin ne yararı var?" gibibir soru sorulabilir. Aslında böyle bakmamak lazım. Çünkünerdeyse bir düzine kadar insan var ortada ve onlarla ilgilisorulacak  bazı  sorulara  verilecek  cevaplar  kolay  olmalıydı:Doğdukları gün, ay ve yıl; peygamberlikten önce mi yoksasonra mı doğmuşlardır, Hatice 55 yaşına geldikten sonra mıyoksa daha erken mi doğmuşlardır, ne zaman evlenmişlerdirgibi...  Ama  bir  cemaat  kadar  olan  bu  insanlarınpeygamberlikten  önce  mi,  yoksa  sonra  mı  doğduklarıbilinmiyorsa,  bugün  kitaplara  geçmiş  bir  sözün/hadisin  nekadar sağlıklı bir şekilde yazılıp yazılmadığını tahmin etmekzor  değildir.  Veya  Muhammed'den  sonra  yazılan  Kur'ancümlelerinin ne kadar sağlıklı olup olmadığını...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

vefk-örnekleri-111

  vefk-örnekleri-111 vefk-örnekleri-111 by Charion Charion